Japonya Kültür – Genel
Japonya’nın kendi öz kültürü adaya gelen göçmenlerin, Çin kültüründen ağır etkilenmelerin ardından Tokugawa dönemiyle beraber uzun bir süre her tür dış etkiden izole olmuştur. Uzun izolasyon dönemi (Meiji Dönemine kadar) ardından ise batı kültürünün etkileri adada kendini göstermeye başlamıştır.
Bu yazıda da geleneksel Japon kültürü öğelerine bir göz atıyor, kısa bilgiler veriyoruz. İlginizi çeken konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgileri o konuya özel makalelerimizde bulabilirsiniz.
Resim: Belki de Japonların en eski sanatı. Özellikle fırça kullanımı ile Asya’dan batı’ya çeşitli tekniklerin kullanıldığı Japon resim sanatı bugünde yaygın olarak ilgi görmektedir.
Kaligrafi (Hat Sanatı): Fırça ile akıcı olarak Japon yazı karakterlerinin yazılması sanatıdır. Batılılara pek hitap etmese de yazı stili yazan kişinin karakterinden, anlatmak istediğine kadar, fırça darbelerinin kağıt üstündeki yerinden hızına kadar sadece sonucun değil yaratama sürecinin de önemli olduğu geleneksel bir sanattır.
Heykel: Geleneksel Japon heykelleri özellikle Budist temalıdır. Özellikle tahta kullanımı yaygındır, bronze, metal kullanımı vardır. Taş ve çömlek ise özellikle inançların etkisiyle önemli bri yere sahiptir.
Ukiyo-e: Litereal olarak “akıcı dünyanın (uçuşan dünya) resimleri” manasına gelir. Edo dönemi Japonya’sındaki yasami betimleyen resimlerdir. “Uçusan dünya” basta yasamin geçici dogasini anlatan bir budist terimdi, ama sonralari hazci, ani yasama saplantisi anlamina gelmeye baslamistir. Bu yüzden ukiyo-e yasamin geçici zevklerinin resimleridir. Moronobu Hishikawa ilk ukiyo-e’yi 1670’de tahtakalipla tek renk baskiyi bulduktan sonra yapti. (Moronobu ayrica ürettigi 150 resimli kitapla da bilinir.) Basim yöntemlerinin daha da gelismesiyle bu tür baskilar 18. yüzyilin ortalarinda çok tutulur oldular. Pazar doydukça kalite düsüs gösterdi; ancak 19. yüzyilda Katsushika Hokusai ve Ando Hiroshige ukiyo-e’yi canli ve degisken yaklasimlariyla canlandirdilar. Meiji döneminde ara sira Avrupa’ya gönderilen mallarin kaplama kagidinin üzerinde de olan ukiyo-e, Manet, Degas ve Van Gogh gibi empresyonistlerin dikkatini çekmistir. Günümüzde ukiyo-e, Japonyadan çok Batida begenilmektedir. Ancak Muro Suehiro gibi bazi manga sanatçilari çalismalarinda güçlü bir ukiyo-e duyarliligi sergilerler. Birçok anaakim mangada ukiyo-e özellikleri görülebilir, ancak bu dogrudan etkilenmeden çok kültürel yayilmadan kaynaklanır.
Ikebana: Gazetelerin bulmaca köşelerinin sağdan sola ya da yukardan aşağı 7 harfli vazgeçilmez sorgusu Japon çiçek düzenleme sanatı. Mevsimleri yansıtmak, çiçeğin anlamına harmon, renk kullanımı, elegant ama basit dizayn kullanarak anlam katmak üzerine bir düzenleme sanatıdır. Özellikle evlenme tanışmalarında iyi bir özellik olarak kullanıldığından çoğu Japon kadını ikebana dersleri almaktadır.
Tiyatro: Japon tiyatrosu daha doğrusu performans sanatları özelliklerine göre kukla tiyatrosundan, maske tiyatrolarına çok farklı dallara ayrılmaktalar.
Mimari: Özellikle Çin etkisinin belirgin görüldüğü mimaride, tapınak, Shinto inanç yerleri ve kalelerde gelenkesel Japon mimarisi gözlemlenebilir. Zen fikrinden etkilenmiş Japon bahçeleri de ünlüdür.
Giyim:Japon giysisi denince akla tabiiki ilk olarak Kimono geliyor. Kimono çok derin bir konu, kullanılan kumaştan, kat sayısından, görünün giysi katlarından, bilek boyuna kadar ayrıntıların giyenin statüsünü belirleyebildiği, giymenin ise başlı başına bir sanat olduğu bir giysi. Yazın giyilen daha ince versiyonuna Yukata deniyor. Tabii günümüzde kimono önemli etkinlik ve günler dışında günlük hayatta pek tercih edilen bir giyim tarzı değil, daha çok batılı modern kıyafetler tercih ediliyor. Ancak Harajuku ve Shibuya genç nüfusunun kendi adlarını verecek kadar farklı moda tarzları da mevcut.
Mutfak: Balık, pirinç, miso çorbası, noddle olarak özetlenebilir. Ekmek yerine pirinç tüketimi yaygındır. Ada ülkesi olunca deniz ürünleri kullanımı da, yosun dahil yaygın oluyor. Zaten suşi ismini duymayan yoktur. Soya ürünlerinin de çok kullanıldığı Japon mutfağında batı mutfağından esintiler de çok görülür. Özellikle Çin mutfağından adapte edilen Ramen de yaygın tüketilen bir yiyecektir.
Sporlar: Samurayların yöneticilik yaptığı uzun süren feodal yönetim sırasında savaşçıları yetiştirmek için kullanılan yöntemler farklı dövüş sanatlarının temelini oluşturmuştur. Kenjutsu (Kılıç kullanımı), Kyudo, Sumo, Judo, aikido ..vs gibi bir çok sporun yanı sıra Meiji döneminden sonra ortaya çıkan Batı etkileriyle bezbol ve futbol gibi popüler sporlarda Japonya’da yaygınlaşmıştır.
Popüler Kültür: Manga, anime, visual kei grupları, J-pop tarzı, sevimlilik ürünleri, aksiyon figürleri, cosplay toplantıları, kareoke, oyunmerkezleri… Aslına bakarsanız bu film, müzik, oyun, manga baskıları Japon bütçesinin gayet sağlam bir kısmını oluşturacak kadar büyük bir sektör. (2006 yılı için 14 trilyon Yen yani yaklaşık 120 bilyon USD doları…)
Bu başlıklar altında biraz Japon kültürüne değindik ama, festivalleri, havai fişek gösterilerini, çay seromonilerini, Japon görgü kuralları her ne kadar isimleri birşeyler ifade ediyor olsa da çok geniş konular olduklarını belirtir, bu başlıkların bir sürü alt başlıkları olduğunu hatırlatırız…