Filmler

Howl no Ugoku Shiro ( Howl’s Moving Castle)

Elçin Kısacık tarafından 19 Kasım 2009 tarihinde Anime, Filmler kategorilerine eklenmiştir.

Hikâye:

Sıradan bir yaşam sürdüren şapkacı Sophie kötü bir cadı tarafından yaşlı bir kadına dönüştürülür. Yaşlanmış bir şekilde ailesine görünemeyeceğinden laneti kaldıracak bir yol bulmak üzere evden ayrılır. Yolda sıkışmış bir korkuluğa yardım eder ve bu korkuluk tarafından gizemli büyücü Howl’un yürüyen şatosuna yönlendirilir. Bu şatoda kendini temizlikçi ilan eder ve Howl’un yardımcısı Markl, ateş şeytanı Calcifer ve zamanla Howl ile arkadaş olur. Kendi problemine çözüm ararken Howl’un kendi korkunç sırları içinde kaybolmasını da engellemeye çalışacaktır.

Karakterler:

Sophie Hatter: Sıradan ve sakin yaşamı lanetlenmesiyle değişen Sophie, güçlü bir kızdır ve bu lanetin üstesinden geleceğinden emindir. Howl ile karşılaştıktan sorna ise lanetin kalkmasından başka seyler de isteyecektir.

Howl: Gizemli ,bir çok yüzü olan, narcist bir büyücü. Yürüyen şatosundaki yaşamı geçmişinden gelen sırları barındırmakta.

Çizimler & Ses (Grafik):

Çizim tarzları diğer Ghibli çalışmaları ile aynı tarzda ve her zamanki gibi Miyazaki görüntü kalitesinden ve çizimlerin temizliğinden ödün vermemiş. Howl’un gizemli ve renkli odalarının eşyalarının ayrıntısından Sophie’nin yüzünün yaşlandırılıp-gençleştirilmesindeki detaylara kadar her şey çok ince ve zengin tasarlanmış. Ghibli stüdyosunun yakın dönem işlerinden olması da her zamanki çalışma kalitesine teknolojinin nimetlerinin ve sağlam bir bütçenin yardımının eklenmesini sağlamış. Bu özellikle Howl’un ve Sophie’nin değişim sahneleri ile Şato’nun hareket ettiği sahnelerde gözlenebilir. Şato’nun tasarımı ve animasyonu ise başlı başına bir ekol.

İnceleme:

Miyazaki anlatmak istediği hikayelerine bir yenisini daha başarıyla ekliyor. Yine güçlü bir kadın karakter var ve yine her zamanki gibi çocukluğun saflığı baş rolde.

Duyguların insanı nasıl değiştirebileceği hem manen hem de görsel olarak yüzümüze çarpılıyor (Sophie’nin yaşlı temizlikçi ve genç şapkacı arasındaki değişimleri). Savaş olgusundan iyi birşey çıkmayacağı sadece acı ve yıkım getireceği bir kez daha vurgulanırken, dünyanın bu kötülüklerine karşı koymanın yolu yine temiz duygular ve çocuk kalbinden geçiyor.

yazının devamı »

Sen to Chihiro no Kamikakushi (Spirited Away )

Elçin Kısacık tarafından 19 Kasım 2009 tarihinde Anime, Filmler kategorilerine eklenmiştir.

Hikâye:

Chihiro ve ailesi yol üzerinde boş bir lunaparka rastlarlar. Aslında bu lunapark insanlar için yapılmış bir eğlence yeri değil tanrıların için hizmet veren bir dinlenme merkezidir. Ailesi tanrılar için hazırlanmış yemeklerden izinsiz yediği için domuzlara dönüşür. Chihiro’nun onları kurtarmak için isminden vazgeçip açgözlü cadı Yubaba’nın sahibi olduğu bu tanrılara hizmet veren merkezde bir çalışan olması gerekir. Bu ilginç dünyada gizemli Haku gibi arkadaşlar edinir ve geri dönmek için ismini geri almanın yollarını aramaya başlar.

Çizimler & Ses (Grafik):

Miyazaki Usta Ghibli Stüdyoları ile çalışır da ortaya kötü bir animasyon çıkar mı hiç? Çıkmaz tabiiki, hele yapım yılının 2000 sonrası göz önüne alındığında. Mekan ve karakter tasarımları, hareketlendirmeler, arka plan detayları, renkler…hepsi uyum içinde, Joe Hisashi’nin müziği ile birleşerek hikayeye yol arkadaşı oluyor.

İnceleme:

Ana karakterin bir kız çocuğu olması artık Miyazaki Usta’nın alıştığımız hikaye anlatımının bir parçası. Bu seferki kahramanımız 10 yaşında bir kız çocuğu, anne-babası açgözlü ve obur davranarak domuzlara dönüşünce onları kurtarmak Chihiro’ya kalır. Çoğu bayan baş karakterin aksine, özellikle de yaşı küçük olanların, Chihiro korksada, utandığı üzüldüğü durumlar olsa da ailesini ve yeni tanıştığı Haku’yu kendi iradesiyle, tek başına kurtarabiliyor. Filmdeki fantastik dünya bir çocuğun gözünden anlatılıyor. Tanrıların dinlenme merkezinde özellikle kirletilmiş nehir tanrısının temizlenmesi, bu sırada bisiklet parçalarından lastiklere, insanların genelde nehirlere boşalttığı atıkların çıkması, Usta’nın insan ve doğa ilişkisine yaptığı göndermelerden sadece en açık olanı. Bu ve çocukluğun saflığı temaları üzerinden izlendiğinde ise ortaya çok daha ince süslemeler, göndermelerle dolu bir hikaye çıkıyor. Her ne kadar yardımcı karakter Haku’nun gelişimi filmin sonlarına doğru biraz acele edilmiş hissi yaratsada diğer rollerdeki karakterlerinden biraz biraz değiştiğini ekranda görünme sürelerinin elverdiği ölçüde farkediyorsunuz. Çok küçük çocuklar bazı fantastik dünya öğelerinden, tanrı çizimleri, ailenin domuza dönüşmesi, biraz korkabilirler ama zaten bu filmin sadece çocuklara hitap ettiğini düşünmek dünyanın dev fillerin sırtında durduğunu düşünmek ile benzer bir fikir olurdu değil mi?

Ek Not:

*Spirited Away, animasyon dalında Oscar ödülü alan ilk Japon anime filmidir.

yazının devamı »

Mononoke Hime (Princess Mononoke)

Elçin Kısacık tarafından 19 Kasım 2009 tarihinde Anime, Filmler kategorilerine eklenmiştir.

Hikâye:

Köyüne saldırmış şeytani-tanrı ile savaşırken bu tanrı ile temas etmesi nedeniyle ölümcül bir lanet Ashitaka’ya bulaşır. Bu laneti iyileştirecek bir tedavi ararken köyünden ayrılmak ve hayvan-tanrıların olduğu ormana doğru gitmek zorunda kalır. Bu seferde orman tanrıları ve Eboshi adında bir bayan liderin öncülük ettiği köy halkının savaşının ortasında kalmıştır.

Çizimler & Ses (Grafik):

Miyazaki Usta ve Stüdyo Ghibli’nin beraberliği hiç bir zaman kötü bir sonuç vermemiştir. Monoke Hime’de bu görüntü kalitesinin korunduğu hatta bir seviye üste çıkartıldığı bir yapımdır. Bilgisayar destekli çizimlerinde ilk kez Miyazaki Usta tarafından kullanıldığı (Şeytan–Tanrı’dan bulaşan yılanların Ashitaka’nın kolunu sarmasıyla hareketleri..) Mononoke Hime arka planları, orman renkleri ve Eboshi’nin köyündeki tasarımlar da yine göz dolduruyor. Miyazaki Usta el ve bilgisayar çizimleri arasındaki dengeyi korumuş. Müzik çoğu Miyazaki Usta filminde olduğu gibi Joe Hisashi tarafından yapılmış ve söylemeye gerek yok ama atmosferi oluşturmada çok başarılı bir iş çıkartıyor. Seslendirme gayet iyi, orman tanrılarının karma sesleri de yerinde. Normalde İngilizce çeviri ve seslendirmeden pek ümitli olmayan anime severler üzülmesin, filmdeki şiirlerin ingilizcesini Neil Gaiman (Sandman, Yıldız Tozu..) tarafından yapıldığı için kalitesi, belki daha bile iyi seviyede korunmuş.

İnceleme:

Miyazaki Usta insanların doğa ile ilişkisini anlatan fantastik bir yapımla karşımızda. Hem gişe de hem seyircilerin gözünde yeri yüksek bir yapım olması boşuna değil. Animasyonun kalitesi üstüne filmin hikayesi gelişiyor. İşlenen insanın doğayı yok etmesi, hatta bunun için demir (insan olmadan doğada bu şekilde bulunmayacak) metaforunun Ashitaka’nın lanetinin kaynağı olması ve daha bir çok gönderme filmi derinleştiriyor. Ama bir başka güzellik insanların yarattığı yıkımın tamamen suçlu konumda bırakılmayarak, ormanı kullanan köyün insanlarının yaşamak için ormandan yararlandıkları ortaya çıkıyor. Lady Eboshi ortada bırakılmış insanları, özellikle eski hayat kadınlarını korumasına alarak muhtaçlıklarına el uzatmış birisi, yani tamamen kötü doğa düşmanı olarak portrelenmemiş. Doğa tarafından filme ismini veren, kurtlar tarafından büyütülmüş bir insan kızının olması ise doğa-insan tartışmasına başka boyutlar katıyor. Bu filmin göndermeleri ve hikaye anlatımındaki sanatsallık görülmeli.

Ek Not:

**İlk gösterime girdiğinde o zamanki neredeyse 20 milyon dolarlık bütçesi ile gelmiş geçmiş en pahalı anime yapımıydı.

**Miyazaki’nin Spirited Away filmine kadar da Japonya’nın gelmiş geçmiş en yüksek hasılat yapan filmi oldu (150 milyon doların üstünde bir hasılatla)

yazının devamı »

Mimi wo Sumaseba (Whisper of the Heart)

Elçin Kısacık tarafından 19 Kasım 2009 tarihinde Anime, Filmler kategorilerine eklenmiştir.

Hikâye:

Shizuku henüz ortaokulda okumayı seven bir genç kızdır. Ama tesadüfe bakın ki ne zaman kütüphaneden bir kitap ödünç alsa kitabın üzerinde hep aynı ismin imzasını görürü “Seiji Amasawa”. Bir yandan bu insanı tanırken bir yandan da kendisini tanımaya başlar. Böylece gelecekte ne yapmak istediğine dair kararlar verip hayatını şekillendirirken biz de ona eşlik ederiz.

Çizimler & Ses (Grafik):

Miyazaki Usta ve Ghibli Stüdyoları birlikteliği bir kez daha doğru formül olduğunu kanıtlamış. Karakter tasarımları, arka planların oluşturulmasındaki özen bir yana, karakterlerin kullandığı müzik aletleri hareketlerinin animasyonu da bahsetmeye değer bir seviyede. Usta her zamanki müzik partnerinden farklı bir isimler çalışmış, bu da film boyunca karşımıza çıkan Country Road şarkısında verilmek istendiği gibi diğer filmlerinden biraz daha farklı bir atmosfer yaratmak için olsa gerek. Ses aktörleri için de ortalama üstü diyebiliriz.

İnceleme:

Miyazaki Usta yine büyüme zamanı gelmiş bir bayan karakterin hayatında izleyeceği yola dair karar verme sürecini anlatıyor. Bu süreçte genç kızımızın günlük yaşamına eşlik ediyor, sıradan olaylarla baş etmesini izliyoruz. Tabii kedi heykeli konusunun sıradanlığı tartışılabilir ama bu çocukluğun hayal gücüne bir gönderme olarak Ghibli filmlerinin olmazsa olmazı bir durum. Yalın anlatım, diğer Miyazaki filmlerine kıyasla aksiyon olmamasına rağmen filmi akıcı kılıyor.

yazının devamı »

Majo no Takkyūbin (Kiki’s Delivery Service)

Elçin Kısacık tarafından 19 Kasım 2009 tarihinde Anime, Filmler kategorilerine eklenmiştir.

Hikâye:

Bir cadı 13 yaşına geldiğinde ne yapmalıdır biliyor musunuz? Bir başka şehre gidip sorumluluk alabileceğini ve bağımsız olabileceğini göstermek üzere kendine bir iş kurmalıdır. Bir yıl boyunca tek başına yaşamayı becerebilirse eğitiminin geri kalanına devam etme hakkı alacaktır. 13 yaşındaki minik cadı Kiki’de bir istisna değildir, birazcık cep harçlığı, kedisi Jiji ve annesinin süpürgesiyle deniz kenarındaki büyük şehre gider. Uzun zamandır cadı görülmediğinden ilk başlarda aradığı talebi bulamasa da, uçan süpürgesi ile başlatacağı posta servisi yavaş yavaş popüler olmaya başlar. Bu serüveni sırasında ise kendisine bağımsız ve umutlu yaşamaya dair dersler verecek olaylar/kişilerle karşılaşır.

Çizimler & Ses (Grafik):

Ghibli Stüdyoları ve Miyazaki kalite standartlarında bir animasyonun kötü olmasını, ki yıl 1989 olsa bile beklemeyin. Her zamanki gibi temiz çalışmalar, ayrıntılı bakıldığında bile sorunsuz arka planlar ve o sevimli, bildik karakter tasarımları. Müzikleri yapanında Miyazaki’nin hemen hemen her filminin müziğini yapan Joe Hisashi olduğu düşünülürse çizim ve ses olarak yine bir Miyazaki klasiği ile karşı karşıya olunduğunu anlamak zor değil. Seslendirme aktörleri de işlerini biliyor.

İnceleme:

Miyazaki Usta’nın pek işlemeyi sevdiği, bayan bir karakterin günlük yaşamı teması bir kere daha karşımıza çıkıyor. Tabii ortam biraz modern peri masalı gibi, genç kızımız birazcık cadı, konuşan bir kedisi ve uçan süpürgesi var ama sonuçta günlük hayatta yaşadığı “maceraları” yabancı gelmeyecek durumlar. Basit bir hikayenin, büyük olaylar yaşanmadan, sade anlatımla, oluşturulan atmosferle eğlenceli anlatılmasına dair Miyazaki Usta’nın yeteneğine bir kez daha şapka çıkarmak gerek. Kiki’nin yeni yaşamına alışmaya çalışması, kendi yeteneklerini kullanarak ayakları üstünde tek başına durma çabasına eşlik etmek, kasaba sakinlerinin yaşamlarına göz gezdirmek takip etmeye değer bir eğlence.

yazının devamı »

Tonari no Totoro (My Neighbour Totoro)

Elçin Kısacık tarafından 19 Kasım 2009 tarihinde Anime, Filmler kategorilerine eklenmiştir.

Hikâye:

Mei ve ablası Satsuki babalarıyla beraber şehir dışındaki yeni evlerine taşınmışlardır. Mei burada orman ruhu Totoro ile tanışır. Hastanedeki annesinin durumunun kötüleşmesinden endişelenen Mei, hastaneye tek başına ziyarete gitmeye karar verir. Ortalıkta gözükmeyen Mei’i ararken Totoro yol gösteren olacaktır…

Karakterler:

Mei: Dünya Mei için sizin düşündüğünüzden çok daha büyük. Yeni taşındıkları köy evinin bahçesi ise sürprizlerle dolu. Oyun oynamak için arkadaş bulma konusunda ise orman ruhlarını cezbedecek kadar tatlı.

Satsuki: Kendiside henüz sorumluluk alacak yaşa gelmemiş olsada, ne de olsa Mei’in ablası. Annesi hastanedeyken de kardeşine bakma ve koruma duyguları çok daha baskın, hızlı büyümeye çalışması gerektiğini düşünen bir çocuk.

Totoro: Koca orman ruhu Totoro, Mei’in yuvasını bulmasıyla kendine yeni arkadaş bulacaktır.

Çizimler & Ses (Grafik):

Stüdyo Ghibli her zamanki gibi kaliteli bir yapıma imza atmış. Özellikle kızların hareketlerini gerçekçi kılmak için özel çaba sarfedilmiş. Kedi-otobüs dizaynı ise büyüleyici ve fantastik (en azından bir çocuğun gözünden fantastik) bir dünyada olduğunuzu hatırlatıyor. Köy-kasaba manzaraları ve kullanılan renkler de atmosferi oluşturmada tamamlayıcı olmuş. Miyazaki müzik konusunda yine daimi partneri Joe Hisahi ile çalışmış. Bu birliktelik her zamanki gibi uyumlu.

İnceleme:

Miyazaki bir kez daha bizi çocukluğun saf ve masum topraklarına götürüyor. Büyülü fantastik bir dünyanın arka bahçesinde oynamak ile şehirden uzak bir köy evinin bahçesinde kovalamacanın aslında birbirinden farklı şeyler olmadığını hatırlatıyor. Bu filmin karmaşık bir hikayeye ihtiyacı yok, bu filmde anlatılmak istenen her şeye Mei ve Satsuki sahip. Bu iki kızkardeşin hem birbirleriyle hem de komşu Totoro ile ilişkileri, annelerinin hastalığına, yeni eve taşınmalarına dair olayları görme şekilleri ancak çocukluğun saflığını bilen bir yönetmenin gözlerinden böyle etkileyici ve içten anlatılabilirdi.

yazının devamı »

Tenkuu no Shiro Laputa (Castle in the Sky)

Elçin Kısacık tarafından 19 Kasım 2009 tarihinde Anime, Filmler kategorilerine eklenmiştir.

Hikâye:

Devletin gizli ajanları küçük bir kız olan Sheeta’yı kaçırmıştır. Sheeta’yı kurtaran ise aynı yaşlardaki bir erkek çocuk olan Pazu olacaktır. Şimdi hem korsanlardan hem de ordudan sakınıp birlikte efsanevi uçan kaleye ulaşmaları gerekmektedir.

Çizimler & Ses (Grafik):

1986 yılının teknik özellikleri çerçevesinde Stüdyo Ghibli ve Miyazaki Usta yine kaliteli bir yapım ortaya çıkarmışlar. Nasıl anladığınızın ismini koyamasanızda Ghibli tarzı karakter dizaynları, fantastik mekanlar ve araçlar, hareketlerin çizilmesindeki kalite kendini belli ediyor. Her karenin tamamen elle çizilmiş olması ayrı bir hava veriyor. Müzikler tabiiki Usta’nın vazgeçilmez sanatçısı Joe Hisashi tarafından yapılmış. Ve diğer birlikte çalışmalarında olduğu gibi Miyazaki Usta’nın yaratmayı istediği atmosfere iyi bir şekilde destek olup, eşlik etmiş. Seslendirme aktör/aktrisleri de iyi iş çıkarmış.

İnceleme:

Başrollerde her zamanki gibi çocuklar ve onların dünyaya bakış açıları. Bu filmde Usta sevdiği öğelerin hepsinden bir parça kullanmış: başrolde kız çocuğu, uçan makinalar, (sadece araçlarla değil, kale bile uçuyor), yaşlı kadın figürü, çocukların saflıkları ve kayıtsız şartsız sevgileri-dostlukları, insan açgözlülüğü…

Laputa’da saklı gücün neden terkedildiği üzerine, insanların müdahele etmemesi, kontrol etmeye çalışmaması gereken güçler vardır tartışması biraz serpiştirilmiş, çoğu Miyazaki Usta filminin aksine gerçek bir kötü var. Nedenlerinin klişe olması bir yana tabii…

Miyazaki’nin en iyi yapımı olmamakla beraber kesinlikle standartların üstünde, sıkılmadan izlenebilecek bir yapım.

Ek Not:

**Filmin İngilizce ismi Laputa: Castle in the Sky iken, Disney tarafından Castle in the Sky’a dönüştürüldü çünkü Laputa İspanyolca’da hiç de iyi bir manaya gelmiyor.

yazının devamı »

Kaze no Tani no Nausicaä

Elçin Kısacık tarafından 19 Kasım 2009 tarihinde Anime, Filmler kategorilerine eklenmiştir.

Hikâye:

Karanlık bir gelecekte dünyanın büyük bir kısmı zehirli mantarlarla kaplanmıştır. Geride kalan insanlar bu mantarlar ve onların dev böcek yaşayanlarının yakınında toplanmıştır. Barışın hüküm sürdüğü insan krallıklarından olan Rüzgar Vadisi nazik prensesleri Nausicaa ve babasının hükmü altında huzurlu günler geçirmektedir. Ancak bu huzur komşu krallıkların savaş sever makineleşmeleri yüzünden tehlikeye düşecektir. Ama Nausicaa dünyanın kaderini etkileyecebilecek büyük bir potansiyel barındırmaktadır.

Çizimler & Ses (Grafik):

İnceleme:

Ek Not:

**Montly Animage’de bir manga serisi olarak ortaya çıkan Nausicaä of the Valley of Wind, Miyazaki’nin baş yapıtlarından biri olarak öne çıkmaktadır.

**1984’de gösterilmeye başlandığı Japonya’da büyük başarı kazandı. 1985’de İngilizce seslendirmeli yayını ise orijinal filmin Amerika’da başarılı olamayacağı düşüncesiyle New World’un yeniden şekillendirerek kesintiler yaptığı bir versiyondu.

Miyazaki ve Ghibli stüdyoları bu değiştirilmiş versiyon karşısında öyle dehşete düşmüşlerdi ki bundan sonraki yayın hakları anlaşmalarında kesinti olmaması ibaresi olmazsa olmaz bir madde haline geldi. Hatta Disney’ tarafından kuzey Amerika’daki Mononoke Hime filminin yayınlanması öncesi bu maddeyi hatırlatmak üzere Miyazaki tarafından “Kesik Yok” mesajı ile beraber bir samuray kılıcı gönderilmiştir 

yazının devamı »
Cafebunka Arama