<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cafebunka &#187; Haberler</title>
	<atom:link href="http://www.cafebunka.com/kategori/haberler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cafebunka.com</link>
	<description>Cafebunka Project</description>
	<lastBuildDate>Sun, 02 May 2010 10:39:37 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Fate/Stay Night</title>
		<link>http://www.cafebunka.com/fatestay-night</link>
		<comments>http://www.cafebunka.com/fatestay-night#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Dec 2009 21:11:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elçin Kısacık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Fate/Stay Night]]></category>
		<category><![CDATA[Tanıtım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cafebunka.com/?p=776</guid>
		<description><![CDATA[Emiya Shirou küçükken ailesi bir yangında ölmüş ve kendisine büyücü diyen bir adam tarafından evlat edinilmiştir. Liseye gittiği Fuyuki Şehri önemli bir sır barındırmaktadır. Bu şehir, sahip olanın dileğini gerçekleştirme gücüne sahip olduğu söylenen “kutsal kâse”yi elde edebilmek bir savaş mekânıdır. Zamanı geldiğinde büyücüler emirlerindeki “kahramanlar” ile bu savaşta yer alacaktır. Zayıflıkları belli olmasın diye kahramanlar ait oldukları sınıf isimleriyle çağrılırlar: Saber, Archer, Rider, Berserker, Lancer, Caster, ve Assassin. Shirou farkında olmadan bu savaşa tanık olur ve istemese de olayların bir parçası haline gelir. 


Related posts:<ol><li><a href='http://www.cafebunka.com/angel-sanctuary' rel='bookmark' title='Permanent Link: Angel Sanctuary'>Angel Sanctuary</a></li>
<li><a href='http://www.cafebunka.com/variente-requiem-for-the-world' rel='bookmark' title='Permanent Link: Variente &#8211; Requiem for the world'>Variente &#8211; Requiem for the world</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Hikaye ve Arka Plan</h2>
<p>Emiya Shirou küçükken ailesi bir yangında ölmüş ve kendisine büyücü diyen bir adam tarafından evlat edinilmiştir. Liseye gittiği Fuyuki Şehri önemli bir sır barındırmaktadır. Bu şehir, sahip olanın dileğini gerçekleştirme gücüne sahip olduğu söylenen “kutsal kâse”yi elde edebilmek bir savaş mekânıdır. Zamanı geldiğinde büyücüler emirlerindeki “kahramanlar” ile bu savaşta yer alacaktır. Zayıflıkları belli olmasın diye kahramanlar ait oldukları sınıf isimleriyle çağrılırlar: Saber, Archer, Rider, Berserker, Lancer, Caster, ve Assassin. Shirou farkında olmadan bu savaşa tanık olur ve istemese de olayların bir parçası haline gelir. </p>
<h2>Karakterler</h2>
<h3>Shirou Emiya</h3>
<p>Babası istemediği için büyü gücünü geliştirmeyerek sadece kırık nesneleri onarma üzerine çalışan Shirou, dürüst ve yardımsever bir karakterdir. Kendisini savaşın ortasında bulunca kazanmaktan çok kimsenin zarar görmemesi için çalışacaktır.</p>
<h3>Rin Tohsaka</h3>
<p>Dışarıdan örnek öğrenci olarak gösterilen Rin, büyücü ailesinden gelen, savaşa “archer” sınıfından bir yardımcı ile katılan çok güçlü bir büyücüdür.</p>
<h3>Saber</h3>
<p>Her alanda güçlü olması ile özenilen yardımcı sınıfından olan Saber, Shirou’nun yardımcısı olarak savaşta yer alır. Ancak sahibinin bu savaşı kazanma hedefi gütmemesi onu endişelendirmektedir.</p>
<h2>Çizimler &#038; Ses (Grafik)</h2>
<p>Güzel çizimler, ayrıntılı dövüş sahneleri, ilginç arka planlar ile grafikleri ile de göz dolduran, müziklerin de iyi olduğu bir seri. Seslendirenler de karakterleri yansıtabilmiş.</p>
<h2>Ek Notlar</h2>
<ul>
<li>Fate/Stay Night,  Type-Moon tarafından Japonya’da çıkan bir “visual novel game” (görsel roman oyunu) üzerinden geliştirilmiş.</li>
</ul>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.cafebunka.com/angel-sanctuary' rel='bookmark' title='Permanent Link: Angel Sanctuary'>Angel Sanctuary</a></li>
<li><a href='http://www.cafebunka.com/variente-requiem-for-the-world' rel='bookmark' title='Permanent Link: Variente &#8211; Requiem for the world'>Variente &#8211; Requiem for the world</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafebunka.com/fatestay-night/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hotaru no Haka; Grave of the Fireflies Isao Takahata Röportajı</title>
		<link>http://www.cafebunka.com/haber-isao-takahata-roportaji</link>
		<comments>http://www.cafebunka.com/haber-isao-takahata-roportaji#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 21:16:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Bogus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Grave of the Fireflies]]></category>
		<category><![CDATA[Hotaru no Haka]]></category>
		<category><![CDATA[Isao Takahata]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cafebunka.com/?p=24</guid>
		<description><![CDATA[Hotaru no Haka; Grave of the Fireflies Isao Takahata Röportajı



Related posts:<ol><li><a href='http://www.cafebunka.com/hotaru-no-haka-grave-of-the-fireflies-inceleme-yazisi' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hotaru no Haka; Grave of the Fireflies İnceleme Yazısı'>Hotaru no Haka; Grave of the Fireflies İnceleme Yazısı</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- 		@page { margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
<p style="margin-bottom: 0.49cm;">Isao Takahata&#8217; ile Grave of the Fireflies hakkında yapılmış bir röportaj. Yönetmenin düşünceleri Japon izleyicilerden olan beklentileri, filmin yapım aşaması, ve filmdeki karakterlerin yönetmenin bakış açısından yorumunu bu röportajda bulabilirsiniz.</p>
<p style="margin-top: 0.49cm; margin-bottom: 0.49cm;"><strong>Takahata:</strong> Yaşamak her şeydir… Grave of the Fireflies’ı animasyon filmine dönüştürürken izleyicilerime göstermek istediğim şey iki kardeşin nasıl yaşadığıydı. Bu bir olaylar dizisini takip etmekten çok daha farklı. Güçlü bir hikayenin detaylara ihtiyacı yoktur. Hikayenin kendisi tek başına izleyiciyi etkileyip ona çekici gelebilir. Burada, detayları gösterdim, çünkü &#8230;</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><strong>Isao Takahata&#8217;nın Grave of the Fireflies ile ilgili yaptığı röportajın Türkçe çevrisi:</strong></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">Yaşamak her şeydir… Grave of the Fireflies’ı animasyon filmine dönüştürürken izleyicilerime göstermek istediğim şey iki kardeşin nasıl yaşadığıydı. Bu bir olaylar dizisini takip etmekten çok daha farklı. Güçlü bir hikayenin detaylara ihtiyacı yoktur. Hikayenin kendisi tek başına izleyiciyi etkileyip ona çekici gelebilir. Burada, detayları gösterdim, çünkü hikayenin kendisi çok basitti. Gördüğünüz gibi Grave of the Fireflies tek başına bir hikaye değildi. Daha çok peş peşe ölen iki çocuk hakkındaydı ve görünüşe göre başka da bir şey yoktu. Bu yüzden bu iki çocuğun yaşadıklarını izleyicime yaşatmam gerekiyordu ve onların içinde bulundukları şartları hissettirmem gerekiyordu. Bu yüzden de detayları iyice vurgulamaya karar verdim.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><strong>Yapım Aşaması:</strong></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">Proje bir anda ortaya çıktı. Bir anda bana gelip “neden bunu yapmıyoruz? “ dediler. Çok az zamanımız vardı… Animasyonun önümüzdeki Mart ayına yetişmesi gerekiyordu. Yayınlanacağı tarih önceden belirlenmişti. Hemen başlamamız gerekiyordu. Benim açımdan bakıldığında, oluşturmak istediğim yeni stil üzerinde çalışmak için vaktim yoktu. Planlarımı iptal etmek zorunda kaldım ve bu işi her zaman yaptığımız gibi daha bilindik yollarla yaptık. İlk başta bu proje üzerinde çalışma konusunda biraz tereddütlüydüm. Öncelikle fazla zamanımız olmadığı için, bir diğer neden de gerçekleştirmeye zaman bulamadığım kendi fikirlerimin olmasıydı. Projeye başlama konusunda oldukça çekingendim. Daha sonra Hayao Miyazaki bana eğer şimdi yapmazsam daha sonra başka bir şansımın olmayacağını söyledi. Gerçekten çok yardımı dokunan bir öğüttü. Ben projeyi ertelemeyi düşünüyordum ama bunun tek şansım olduğu konusunda haklıydı. Başka hiç kimse Grave of the Fireflies kadar üzücü bir hikayenin animasyonunu yapmak istemezdi. Biliyorsunuz… ana karakterler ölüyor. Bu tür filmleri yapmak gerçekten zordur. Tekrar düşünme fırsatına sahip olduğum için mutluyum. Kullandığıma sevindiğim tek seferlik bir şanstı. Böylece devam etme kararını aldım. O zamanlar ben de bir çocuktum… bu yüzden hatırlıyorum. O günlerde çocuklar Sakuma’nın o bonbonlarına bayılırlardı. Ancak onları bulmak çok zordu. O zamanlar hiç bulunmazlardı. Kitapta teneke şeker kutudan sadece bir kez bahsediliyor, küçük kızın küllerinin konduğu kutu olarak. O kutunun çok değerli bir şey olduğunu hayal edebiliyorum, bu yüzden onu filmde kullandım.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><strong>Çocuklar ile çalışmak:</strong></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">Çocukların seslendirmeleri için yetişkinleri kullanmayı hiçbir zaman düşünmedim. Seslendirme için seçmelerde çocuklardan başladım. Seçmeler Kansai bölgesinde yapıldı çünkü karakterlerin oranın aksanı ile konuşmaları gerekiyordu. Bu yüzden 1. veya 2. sınıf çocukları ile seçme yapmalarını istedim. Bu yüzden seçmeleri o yaş aralığında tuttular ve sadece 5 yaşında olan Ayano Shiraishi’yi buldular. Çocuk Aktörler Tiyatro Topluluğunun bir üyesiydi. Tek söylediği “Ayano Shiraishi, 5 yaşında” ve bir iki kelime dahaydı. Sonra da sustu. Seçmelerden sonra teybi dinledim ve “Ayano Shiraishi, 5 yaşında”’yı duyduktan sonra “tamam işte bu!” dedim. O anda doğru kızı bulduğumu biliyordum. O rol için doğru sesi bulmuştum. O birkaç kelime ile bile çok gerçekçiydi. Öğretmeni daha sonra bana Ayano’nun çok genç olduğunu düşündüklerini söyledi… bu yüzden tek söyleyebileceği şeyin o kelimeler olduğunu düşünmüşler. Ama ben onlara “hiç sorun değil hiç sorun değil. Bu konuda hiç üzülmeyin!” dedim. Onun doğru kız olduğunu söyledim. Asıl kayıt işlemine gelince gerçekten çok zordu. Asıl olarak iki sorunumuz vardı. Birincisi, o zamanlar seslendirme animasyon bittikten sonra tamamlanıyordu. Ancak ben bunun 5 yaşındaki birisi için imkansız bir şey olduğunu düşündüm… o sırada kalem ile çizim testlerine çoktan başlamıştık. Bu yüzden kızı repliklerinin konuşma süresinin uzunluğu konusunda sıkıştırmadık ve tüm animasyonu onun konuşma hızına göre ayarladık. Bu şekilde çok zor olmadı çünkü bizim söylediğimiz gibi bir ADR değildi. Ayano’yu kendi haline bıraktık ve eseri ona göre ayarladık. Bu yöntem ile ilgili olarak iyi olan şey tatmin olana kadar bunu tekrar tekrar yapabilirdik. Neyse ki repliklerin hepsi kısaydı. Ancak beş yaşındaki bir çocuktan bunu tekrar tekrar yapmasını istemek çok daha zor. Çoğu zaman sıkılıp mızmızlanabiliyorlar. Ama biz ona da defalarca tekrarlatıp en iyisini seçtik. Yöntemimiz buydu.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">
<p style="margin-bottom: 0cm;"><strong>Gösterim ve Tepkiler:</strong></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><img class="alignleft" title="Dvd kapak resmi" src="http://www.cafebunka.com/wp-content/uploads/2009/11/graveofthefireflies.jpg" alt="" width="202" height="285" />En başından beri film çok olumlu karşılandı. Konusu yüzünden pek tabii ki. İnsanlar çok anlamlı bir eser olduğunu düşündüler. Aslında bir bakıma garipti çünkü “My Neighbor Totoro” ile ikili gösterimdi. Tepkiler hangi filmin ilk gösterildiğine göre değişiyordu. MNT onları mutlu yaptığı için arkasından GoFF gösterildiğinde sonuna kadar seyretmek istemiyorlardı.GoFF’ı ilk seyredenler için ise böyle bir problem yoktu ve sonuna kadar izlediler. Çifte gösterimin bir problem yarattığını söyleyebilirim. Genel tepki olarak bence çok iyi karşılandı ve ilk gösteriminden beri oldukça ilgi gördü. Japonya’da pek çok insan Seita’ya karşı sempati duydular. Bu beni oldukça şaşırttı. Onun karakterini yaparken onu daha çok bu günün çocuklarındanmış gibi gördüm. Para biriktirdi ve bu para ile idare edebileceğini düşündü… bu o günler için gayet garip bir şeydi. Bu yüzden teyzesine itaat etmedi. Ona ihtiyaç duymadan yaşayabileceğini düşündü. Ama bu günün çocuklarının aksine ev işleri yapabilirdi. Annesi zayıf düşmüştü bu yüzden pek çok şeyi yapmayı öğrenmişti. Bu yüzden hayatta kalabileceğini düşündü. Tıpkı bu günün çocukları gibi başkaları ile geçinmeye çaba sarfetmedi ve hatta bu yüzden aşağılandı da. Koruması gereken bir kız kardeşi vardı. Sabırsız ve gayretsizdi. Bu günün çocukları eğer yeterli paraları var ise her şeyi alabileceklerini düşünüyorlar. Seita da paranın her şeyi satın alabileceğini ve her sorunu çözebileceğini düşündü. Ancak esasında para o zamanlar hiçbir işe yaramıyordu. O zamanlar savaş zamanıydı ve ben bunu kendi tecrübelerimden biliyorum. Azmederek pek çok insan hayatta kalmayı başardı, hem de çok daha zor şartlar altında. Ancak Seita yeterince sabırlı değildi. O şekilde yaşayabileceğini düşündü. Japonya’da ki seyircilerin Seita’ya karşı sempati duymalarına rağmen onun seçtiği yolda yaşamanın ölüm anlamına geldiğini görebilmelerini ummuştum. Ama Japon seyircisi bunu göremedi. Onlar sadece Seita için üzüldüler. Seita’nın karakterinin eleştirilmesi beni şaşırtmazdı hatta bunu duymayı ummuştum ama bu tür bir geri bildirim alamadım. Bence izleyicilerin tiyatro salonlarına berrak bir zihinle “clear mind” gitmeleri çok önemli.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><strong>Tarihte bir Yer:</strong></p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">1945 yılında 10 yaşındaydım ve 4. sınıfa gidiyordum. Ve o yıl Okayama’nın bombalandığı yıldı. Evimiz yandı. Ben ve büyük kız kardeşim birlikte kaçtık ama büyük bir aileydik ve biz yanlış tarafa, şehrin içine doğru kaçmıştık. Alev bombaları her tarafa atılıyordu ve her yer yanmaya başladı. Kafamızdan aşağıya su döküp ateşlerin içinden gitmek zorunda kaldık. O sırada bütün kasaba çoktan alevler içinde kalmıştı. Hayatta kaldığım için şanslıydım. Kız kardeşim yaralandı ve izleri hiçbir zaman geçmedi. İki gün sonra ailemiz ile tekrar bir araya geldik. Bir kabus gibiydi, hayatımın en kötü tecrübesiydi. Filmde o hava saldırısında edindiğim kendi tecrübelerimi kullandım. Ateş bombaları ile bombalandığınızda bunun gerçek bir bombardıman olduğunu hiçbir zaman hissetmezsiniz. Oldukça parlak yanarlar ama alevlerin yayılacağını düşünmezsiniz. Her tarafa düşerler ama hiç patlamazlar. Bazen bombanın kendisinden başka bir şey yanmıyormuş gibi gelir. Özellikle gündüz bombardımanı sahnesinde bu tecrübelerimi tekrar canlandırdım. Bir bakıma sessiz, garip bir histi. Daha önceki Japon savaş filmleri bunu hiç göstermedi. Pek çok insan bu projeye neden başladığımı sordular. “Bu filmi hiç kimse seyretmez” dediler ve onların ne demek istediğini çok iyi biliyordum. Ama yine de bunun bir anlamı olduğunu düşündüm. Bu tür bir projenin animasyon dünyasında bir yerinin olduğunu düşündüm. Ve gerçekten de insanlar bunu kabul etti. Animasyon filmlerinin ufkunu genişlettiğimi düşünüyorum ve bu anlamda bunun şimdiye kadar yaptığım en önemli işlerden biri olduğunu söyleyebilirim. Kişisel olarak sürekli kendi ufkumu genişletmeye çalışıyorum ve sürekli yeni şeyler deniyorum.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;">SON.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm;"><strong>Kaynak:</strong> Filmin orjinal DVD&#8217;sinin Bonus Feature Röportajı</p>
<p style="margin-top: 0.49cm; margin-bottom: 0cm;" align="right">Çeviren: Bogus</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.cafebunka.com/hotaru-no-haka-grave-of-the-fireflies-inceleme-yazisi' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hotaru no Haka; Grave of the Fireflies İnceleme Yazısı'>Hotaru no Haka; Grave of the Fireflies İnceleme Yazısı</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafebunka.com/haber-isao-takahata-roportaji/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

