Buda’nın doğumu kutlanır. Hana Matsuri (Çiçek festivali) olarak da bilinir. Milli tatil değildir.
Budist tapınaklarda “hanamido” – çiçek holleri oluşturulur ve renkli çiçeklerle sislenir. Bu alanın ortasına Buda’nın doğumundan hemen sonrasına dair görünüşünü temsil eden bir heykel ile bir su kabini konur. Bugün gelecek ziyaretçiler için, ister eve götürsünler ister içsinler, tapınaklarda galonlarca tatlı çay “amacha” hazırlanır. Ziyarete gelenler bu çayı heykelin başından aşağı dökerler!!! Hemen bu nedir demeyin olay Buda’nın doğumuyla ilgili efsanenin yeniden canlandırılmasına dayanıyor.
Buda’nın doğumuyla ilgili efsane şöyledir:
yazının devamı »
Shichifukujin’in kelime manası yedi (shichi), şans (fuku) ve varlık (jin) kelimelerinin bir araya gelişinin de yeterince ifade ettiği üzere insanlara şans ve iyi şeyler getirdiği düşünülen 7 tanrıya verilen addır. Bu tanrılara yeni yılda tapınakları ve sunakları ziyaret edilerek saygı sunulur ve dilekler dilenir. 7 tanrı japon, hint ve çin coğrafyalarının Brahmanizm, Budizm, Taoizm ve Shintoizm inanışlarından toplanmıştır.
yazının devamı »
Shinto (Tanrıların Yolu) Japonya’nın yerel dinidir. Şamanizm ve animistik (canlıcılık, hayvanların ruhları olduğuna inanç) ile ilgili düşüncelerin, taş devri insanlarının ritüellerinin bir arada olgunlaşarak doğanın ve saflığın önem kazandığı bir inançtır. Konfüçyanizm ile benzer gözükür ama aslında çok farklıdır. Bir kere Konfüçyanizm veya Hristiyanlık gibi diğer inançlarda olan kitabı, kurucusu, kuralları, öncelikleri, ibadet şartları yoktur. Shinto doğal yaşamayı tercih eder. Yaşamın önemli parçaları olan doğum, ölüm, evlilik, ekin zamanı gibi büyük olaylar dışında pek az ayin vardır.
yazının devamı »
Konfüçyüs M.Ö 500lü yıllarda Çin’de yaşamış ve bu dünyada yaşamanın yolları üzerine uzun uzun düşünmüş birisidir. Düşünceleri geçen 26 asırda bir çok defa yorumlanmış, yorumlar yorumlanmış ve değişime uğramıştır ama Asya kıtası üzerindeki düşünce yapısına etkisi tartışılamaz. Çoğu inancın aksine Konfüçyanizm’de diğer dünya ile ilgili endişeler yoktur. Konfüçyüs’ün ancak bu dünyaya göre uygun yaşama yolunu bulduktan sonra diğer dünya ile ilgili düşüneceğinini söylediği iddia edilir.
Nedir bu uygun yaşama derseniz Konfüçyüs’e göre herkesin çevrsiyle ilişkisine göre oynaması gereken bir rolü vardır.
yazının devamı »
Hindistanda M.Ö 550 civarında yaşayan Buddha isimli bir adamın tüm Asya’yı etkileyecek bir inancı başlatacağı konusunda o zamanlar bir fikri var mıydı bilmiyoruz ama Budizm Japonya’ya ulaştığında çoktan bir çok ülkeye yayılmış ve 1000 yıldır bilinen bir inançtı. Temel olarak Budizm’in amacının acı çekmeyi sona erdirmek olduğunu söyleyebiliriz.. Budizm’in 4 soylu gerçeği zaten yeterince açık.
yazının devamı »
Japonya’da yaygın olarak Budizm ve Shinto inancı vardır. Hristiyan ve Konfüçyüsçülük de kabul görmektedir. Ama Japonya için tek bir inançtan çok farklı inanç ve felsefelerin aynı potada kombinasyonu demek daha doğru olacaktır, şöyleki ; çoğu Japon haç takar, kilisede evlenir ama Budist bir tapınakta cenaze törenine gider ya da doğan çocuklar Shinto sunaklarına götürülür.
yazının devamı »