Houshou Aiko ölmüş olmalıydı ama gizemli bir hastanede uyandığında, bir önceki gece neler olduğunu hatırlamamaktadır. Ta ki bir canavar onun hatıralarını geri getirene kadar. Bir gece önce eve geldiğinde ailesinin bir canavar tarafından öldürüldüğüne şahit olmuş ve aynı canavar tarafından vahşice saldırıya uğramıştır. Üstelik, artık sol kolu bir chimera koluna benzeyen çok güçlü bir silaha dönüşebilmektedir.
Neler olduğunu hatırladıktan sonra, tek isteği ölerek ailesine kavuşabilmektir ama meydana gelen bir kaza sonucunda, Aiko ne kadar çok yaşamak istediğinin farkına varır. Gizli bir organizasyon olan Atheos, chimeralarla savaşlarında onun yardımını ister ve o,nereye ait olduğunu bulabilmek adına Atheos’a katılma kararı alır.
yazının devamı »
Hikari Hanazono her konuda Kei Takishima’nın ardında kalmakta ve ikinci olmaktadır. İkisi de altı yaşındayken profesyonel güreş hayranı olan babaları tarafından tanıştırıldıklarından beri, her zaman lider olmaya alışkın Hikari ilk yenilgisini Kei’nin elinden tadar. O zamandan beri gölge gibi Kei’yi izlemekte ve onu bir gün geçeceği hayali ile yaşamaktadır. Bu nedenle, ilkokuldan beri Kei ile aynı okullara gitmiş ve lisede de Kei ile birlikte son derece elit bir okul olan Hakusen Özel Kolejinde okumaktadır. Zengin öğrencilerin okuduğu bu okulun taksitleri, babası marangoz olan Hikari’nin ailesini biraz sarssa da, Hikari bir gün Kei’yi geçeceği yemini için her şeyi feda etmektedir. Öğrencilerin derecelerine göre sınıfları A’dan F’ye kadar sıralanmış bu okulda Kei derece olarak birinci, Hikari de her zamanki gibi onun ardından ikinci durumdadır. Okuldaki “Special A” olarak bilinen sınıfta, Kei ve Hikari ile birlikte toplam yedi öğrenci bulunmaktadır. En iyi öğrenci durumundaki Kei, Hikari’nin kendini geçme çabalarını büyük bir umursamazlıkla karşılamakta ama Hikari’nin “ikinci” olduğunu her fırsatta hatırlatmadan geri kalmamaktadır. Kei’yi geçme yarışı içindeki Hikari ise Kei’nin kendisine aşık olduğu için böyle davrandığından tamamen habersizdir.
yazının devamı »
Kyoko Mogami, çocukluk arkadaşı Shotaro’ya aşık, onaltı yaşında bir genç kızdır. Kendini Shotaro’ya adamış ve müzik kariyerinde ilerlemek isteyen Shotaro ile birlikte Tokyo’ya taşınmıştır. Kyoko evin masraflarını karşılamak için çalışıp Shotaro’nun kaprislerine hizmet ederken, Shotaro’nun ünü de gittikçe büyümektedir. Artık Sho adını alan Shotaro, genç kızların hayranlık duyduğu bir şarkıcı olmuştur. Yorgunlukla geçen bir günün sonunda eve gelen Kyoko, Shotaro’nun güzel menajeri ile yaptığı bir konuşmaya kulak misafiri olur. Shotaro kendisinden sıkıcı ve sıradan bir kız olarak söz eder ve çok geçmeden onu başından atmayı düşündüğünü söyler. Bunun üzerine acımasız bir şekilde aldatılan Kyoko, Shotaro’dan daha ünlü olup ondan intikamını alacağına dair yemin eder fakat Shotaro onun bu sözleri ile dalga geçer. Shotaro’dan daha ünlü olmayı kafasına koyan Kyoko, büyük bir prodüksiyon şirketinin seçmelerine katılır ve kabul edilmek için her yolu dener. Şirketin sanatçıları arasında Kyoko’nun ilk başta nefret ettiği ve bu nefretine karşılık gördüğüne inandığı Japonya’nın en büyük aktörlerinden biri olan Ren Tsuruga da vardır ama Ren Kyoko’dan onun düşündüğü gibi nefret etmemektedir. Böylece intikam için ünlü olmaya karar veren genç bir kızın olaylarla dolu sahne yaşamı başlar.
yazının devamı »
Karete klübündeki çocuk güzel bir kızı serserilerden kurtarır ve oracıkta kıza aşık olur. Tanıdık değil mi?..Değil…Çünkü aynı çocuk kızı kötü adamlardan gene kurtarayım de derken yanlışlıkla! Bir kadın iç çamaşırını kafasına geçirir ve hızlanan adrenalin onu bir süper kahraman olan sapık maskeye dönüştürür. İç çamaşırı kafasına maske yapıp, stratejik bölgelerden geçen beyaz urgan harici birşey giymeyen süper kahramanımız (bazen giydiği fileli çorapları saymazsak) kötü adamlara unutamayacağı dersler verecek ve kızlaı böyle bir kahraman tarafından kurtarıldıklarına sevinsinler mi üzülsünler mi bilemez bir durumda bırakacaktır. Adaleti hiç böyle görmediniz!!!
Özellikle belirtelim başlık sizi yanıltmasın içinde Hentai kelimesi geçsede kesinlikle Hentai değildir. Buradaki kullanımı gariplik manasındadır ve kanımca çok yerinde bir kullanımdır…
yazının devamı »
Amerikada yaşayan Japon asıllı Mizuki Ashiya, televizyonda bir yüksek atlama yarışması izlerken katılımcılardan Izumi Sano’yu görür. Sano’yu gözünde o kadar büyütür ki, tanışmak için Japnya’ya Sano’nun olduğu okula transfer olmaya karar verir. Bu okulun sadece erkeklerin gittiği bir okul olması bile Mizuki’yi durdurmayacaktır. Erkek kimliğine bürünerek kayıdını yaptırır. Şansı onu Sano’nun oda arkadaşı yapacaktır. Ancak Sano’nun yüksek atlamayı bıraktığını öğrenir ve onu tekrar atlarken görmeyi kendisine hedef edinir. Ama Sano’yu tekrar atlatabilmek için ne yapması konusunda bir fikri yoktur, aslına bakarsanız Sano hakkında gerçekte çok az şey bilmektedir. Okul doktoru asıl cinsiyetini anlamıştır. Ve hayallerindeki Sano’ya bir kız olarak yakınlaşmak istese de kendini soktuğu “erkek” kimliğinin anlaşılmaması için uğraşmak zorundadır. Sano ise Mizuki’nin kız olduğunu anlamıştır ama Mizuki anlamadığını düşündüğünden onun için de işler zordur. Üçgeni tamamlayan ise içten, iyi yürekli, gösterişli Nakatsu olur. Sano’nun yakın arkadaşıdır ve o da Mizuki’ye karşı duygular beslemektedir. Ancak Sano gibi Mizuki’nin kız olduğundan habersiz olduğundan ilk başlarda duygularını “yoksa ben gay miyim?” korkuları yüzünden bastırır. Mizuki erkekler okulunda ne kadar kimliğini gizleyebilecek?
yazının devamı »
“Bir gün Tanrı bir ziyafet vermeye karar verir ve ertesi gün düzenleyeceği bu ziyafete Zodyak’ın 13 hayvanını davet eder. Ama geç kalmamaları konusunda da onları uyarır. Muziplik yapmaktan hoşlanan fare komşusu kediye ziyafetin yarından sonraki gün olduğunu söyler. Öküzün sırtına binen fare ziyafete ilk ulaşanlardan biri olur ve onlar ziyafette eğlenirlerken kedi evinde ziyafetin hayalini kurarak dinlenmektedir. Kedinin gelmemesine sinirlenen Tanrı, kediyi Zodyak’ın hayvanları arasından çıkarır.”
yazının devamı »
Çizimler:
Dangu en başarılı Kore yapımı manhwa’lardan biri olarak kabul edilmektedir. Çizimleri son derece detaylı olup karakter tasarımları ve aksiyon sahneleri açısından sağlam birer isme sahip olan Blade Of The Immortal ve Vagabond’un tahtına aday gösterilmektedir. Bu manhwa’da da gerçekçi çizimler ön plandadır. Manhwanın çizimleri ve karakter tasarımları, ilerleyen ciltlerde daha da başarılı bir hale gelmiş, özellikle anlatılan dönemin havası çizimlere çok başarılı bir şekilde yansıtılmıştır.
İnceleme:
Dangu sürükleyici ve güzel bir hikayeye sahip. Hikaye ile çizimlerin güzelliği birleşince ortaya gerçekten başarılı bir eser çıkmış. Hikaye başlangıçta Yarang üzerine kurulu gibi görünse de, aslında sonrasında Yarang’ın çocuğu Yaki devreye giriyor ve benzerlerine başka yerlerde de rastlayabileceğimiz bir konsept etrafında (Komplolar, liderlik mücadelesi, intikam vs), okuyucuyu sıkmayan, sürükleyici bir dünyaya adım atmamızı sağlıyor. Her ne kadar ana tema olarak çok da orijinal olmayan bir hikayeye sahip olsa da, yaratılan karakterler (özellikle manshin-musa lar) konuyu ilginç hale getirmiş. Benim gibi seinen türü ve gerçekçi çizimleri sevenler, bu manhwa’yı eminim çok sevecekler.
yazının devamı »
Adı: D.Gray-Man
Diğer Adları: ディーグレイマン
Türü: Aksiyon, Komedi, Doğaüstü Güçler, Shounen
Cilt Sayısı: 15 Cilt (Devam ediyor)
Yıl: 2004
Mangaka: Katsura Hoshino
Yayın Evi: Shueisha
Yayınlandığı Dergi: Shounen Jump
Konu:
D.Gray-Man’in hikayesi 19. yüzyılın sonlarındaki kurmaca bir dünyada geçiyor. Allen Walker 15 yaşındaki bir gençtir. Allen’ın da dahil olduğu, Masumiyet’i kullanma yeteneğine sahip bir grup özel yetenekli insandan oluşan Vatikan’a bağlı bir “ruh kovucu”(exorcist) topluluğu olan “Kara Emir” (The Black Order), Masumiyet’i (innocence) aramaktadır. “Masumiyet” büyük taşkın sırasında 109 parçaya bölünen ve parçaları dünyanın değişik bölgelerine dağılan gizemli ve çok güçlü bir materyaldir. Kara Emir, Akuma adı verilen şeytanları yaratarak kaosa neden olan Milenyum Kontunu durdurmak için, Masumiyetin parçalarını bir araya getirmeye ve aynı zamanda Milenyum Kontu ile savaşmaya çalışmaktadır.
D.Gray-man, kolu çok güçlü bir silaha dönüşebilen ve sol gözü çocukluğunda yaşadığı bir olay sonrasında insan kılığına girebilme yeteneğine sahip akumaları tespit edebilen Allen Walker ile Kara Emir’de beraber savaştığı takım arkadaşları Yu Kanda, Lenalee Lee, Lavi, Miranda Loto ve Arystar Krory’nin Milenyum Kontu ile yaşadıkları maceralar üzerine kuruludur.
Çizimler:
D.Gray-man çizim açısından başarılı ve bol aksiyon sahnelerinin olduğu bir manga. Yakın zamanda yapılan animesini izleyenler, mangasının çizimlerini animesine göre biraz zayıf bulabilirler ama animede görselliğin ve teknolojinin yoğun kullanıldığı düşünülecek olursa, bu çok da objektif bir gözlem sayılmayabilir.
Dip Notlar:
D.Gray-Man’in Kaya Kizaki tarafından yazılmış, karakterlerin geçmişlerini anlatan “Reverse” isimli bir romanı bulunmaktadır. Manganın ilk 7 cildi 6 Kasım 2007’de VIZ tarafından Amerika’da yayınlanmıştır. 3 Ekim 2006 tarihinde de yönetmenliğini Nabeshima Osamu’nun yaptığı TMS Entertainment tarafından sunulan anime serisi yayınlanmaya başlanmıştır. Anime serisi halen devam etmekte olup şu an 66. bölümdedir.
yazının devamı »
Bir zamanlar uzak uzak bir ülkede barışçı bir ülkenin tek prensesi güçlü komşularının prensi ile evlenecektir. Buraya kadar herşey güzel. Ancak konvoy geldiğinde prenses çoktan atların seyisi ile kaçmıştır ve küçük erkek kardeşi 2 elmasıyla beraber kız kardeşiymiş gibi davranarak konvoya teslim edilir. Nicole (erkek prenses) gittiği yerde taht entrikaları, politik ilişkiler ve soğuk nevala bir prense rağmen kimliğini gizlemelidir. Tahtın kan varisi Prens Jed, kraliçe tarafından gücünü azaltmak adına küçük bir ülkenin prensesi ile evlendirilmiştir ve sözde prensesinin aslında prens olduğunu farketmesi de uzun sürmez. Ancak Prens Jed ve Nicole arasında bir dostluk başlayacaktır.
yazının devamı »
Blade Of The Immortal (BOTI), hiçbir yaranın kendini öldürememesinin avantajını kullanan yetenekli samuray Manji’nin maceralarını anlatır. 800 yaşındaki rahibe Yaobikuni tarafından ölümsüzlük verilen Manji, “kutsal kan kurtçukları” (kessen-chu) sayesinde sahip olduğu sonsuz yaşam azabından kurtulmasına karşılık olarak, 1000 kötü adamı öldürmeyi kabul eder. Daha sonra Manji’nin yolu öldürülen ailesinin intikamını almak isteyen Asano Rin isimli genç bir kızla kesişir ve birlikte yolculuk etmeye başlarlar.
Muhteşem çizimlere ve sürükleyici bir konuya sahip olan bu manga, içerdiği şiddet öğeleri yüzünden 18 yaş altındakilere önerilmemektedir.
yazının devamı »