Konfüçyanizm

confuciusKonfüçyüs M.Ö 500lü yıllarda Çin’de yaşamış ve bu dünyada yaşamanın yolları üzerine uzun uzun düşünmüş birisidir. Düşünceleri geçen 26 asırda bir çok defa yorumlanmış, yorumlar yorumlanmış ve değişime uğramıştır ama Asya kıtası üzerindeki düşünce yapısına etkisi tartışılamaz. Çoğu inancın aksine Konfüçyanizm’de diğer dünya ile ilgili endişeler yoktur. Konfüçyüs’ün ancak bu dünyaya göre uygun yaşama yolunu bulduktan sonra diğer dünya ile ilgili düşüneceğinini söylediği iddia edilir.

Nedir bu uygun yaşama derseniz Konfüçyüs’e göre herkesin çevrsiyle ilişkisine göre oynaması gereken bir rolü vardır. Eğer herkes kendi sorumluluklarını yapar, yerini bilirse toplum dengeli ve huzurlu olur. Temel olarak 5 insan ilişkisi mevcuttur.

1-yönetici-yönetilen

2-baba-oğul

3-koca-karı

4-büyük erkek kardeş-küçük erkek kardeş

5-arkadaş-arkadaş

Bunlar arasında baba ve oğul ilişkisi en önemlisi olarak görülür. Anne-babaya saygı ve terbiye gösterilmesi Konfüçyüsçüler için en önemli erdemdir diyebiliriz. Bu ilişkinin yöneten-yönetilen ilişkisinden önemli olmasının sebebi zaten yöneticinin de bir baba nasıl ailesini yönetiyorsa tebasını ebeveyn niyetiyle yönetmesi beklenmekte. Yönetici kişiliğini değil pozisyonunu kullanarak insanları yönetiyorsa o zaten iyi bir yönetici değildir. Zaten cennet kötü bir yöneticinin başa gelmesini kabul etmez ve eğer isyan ya da doğal afetler varsa bu imparator görevini yapmıyor manasına gelir. Ki bu Konfüçyanistler için en büyük günahtır çünkü güçle beraber sorumlulukta gelir. (Örümcek adamdan alıntı değil vallahi )dws-t-is-one-Confucianism

Konfüçyüsçülerin toplumu nasıl dört ayrı sınıfa böldükleri de zaten bakış açılarını belli etmekte: bilgin, köylü, esnaf(zanaatkar), ve hepsinin altında tüccar. Farkettiğiniz üzere savaşçı yok, çünkü herkes görevini yapsa zaten savaş olmayacak dolayısıyla Konfüçyanizm de savaşçıya yer yok. Tüccarlarında herşeyin altında hiçbir şey üretmeden başkalarının emeği üzerinden para kazanan parazitler olarak görüldüğü de belli oluyor.

İyi güzel de gelelim artık Japonlara. Edo dönemi yöneticilerinden Tokugawa Ieyasu özellikle Konfüçyanism’i destekledi ve yaymaya çalıştı. Nedenleri arasında konfüçyanizm’in bağlılık ve yerini bilme kavramları ile kendi yönetici statüsünü güçlendirmeyi sayabiliriz. Ama tabii bir kaç öğenin değiştirilmesi gerekti. Örneğin yönetimin tahttan kaldırılması fikri gibi (Konfüçyanizm’de eğer ayaklanır ve kazanırsanız gerçek yönetici sizsinizdir çünkü ayaklandığınız yönetim haklı olsaydı-görevlerini yapıyor olsaydı siz kazanamazdınız). Tokugawa yönetimi bu düşünceyi tabiiki pek beğenmedi. Sonra toplumun üst sınıfı olan bilginler de o zamanlardaki güç sınıfı olan Samuraylarla yer değiştirdi. İsyanları bastırmak için de en önemli ilişki baba-oğuldur’dan yönetici-yönetilene çevirildi.

Konfüçyanizm 1945 yılına kadar da çocuklara öğretilmeye, vurgulanmaya devam etti.

Cafebunka Arama

Yazar: Elçin Kısacık

Kategoriler : Japonya, İnanış

Etiketler : ,

Yayınlanma Tarihi: 23 Kasım 2009