Samurayların Yükselişi (Feodal Japonya)

ogawa_restor_14Heian dönemindeki şiir partilerine tabiiki köylüler katılmıyordu. Saraydan birini görme ihtimalleri bir kenara belki yerel sorumlulardan randevu alabilirlerdi.

Samuraylar ise ne köylü ne soylu farklı bir sınıftı. Aslında en düşük seviyedeki bir Samuray çoğu köylüden çok da iyi bir durumda sayılmazdı. Biraz toprak, birkaç köylü-çiftçi çalışanı ile elindeki bir kaç atına, kılıcı ve zırhına anca bakabilirdi diyelim. Ama bir aile ismi vardır. (Çoğu köylü 19.yy’a kadar sahip olmadı). Aile ismine sahip olmak bazı beklenti ve hırslara da sahip olmak demektir. Kazanmak ölümcül şart olmasa da hiç değilse aile ismini tehlikeye düşürecek işler-sonuçlar elde edilmemelidir. Bu stress özellikle yüksek seviyeli Samuray’ları etkileyen bir unsurdu, onların kaybedeceği ya da kazanacağı şeyler çok daha büyük olduğundan stresleri de o ölçüde artıyordu.

Her monarşide olduğu gibi Japon monarşisinde de imparatorun yerini alacak bir taht varisinin varlığı gerekliydi. Ama bu sayının birden fazla olması, özellikle varis belli olduktan sonra sorunlara yol açabileceğinden soylu kana sahip varisleri Heian döneminde Samurayların Ainu’larla (nereden geldikleri bilinmiyor ama o sırada Japonya’da bulunan öncü-beyaz ırk insanlarına deniyor) savaştığı topraklara göndermek sıradan bir uygulamaydı. (Yani en yüksek seviyeli Samuraylar kelime manasıyla “İmparator Çocukları”ydılar.)

Bu dönemi bir kaç alt dönemde incelemek daha uygun olacaktır.

1185-1333 – Kamakura

1333-1336 – Kemmu Restoration

1336-1392 – Nanboku-cho (Muromachi)

1392-1573—Sengoku Period (Muromachi)

1573-1603— Sengoku Period (Azuchi-Momoyama)

Kamakura Dönemi

Taira klanını yenerek Shogun olarak İmparatorun’un yanında yerini alan Genji ailesi için işler Yoritomo’nun 1199daki ölümü ile değişti. Dul eşinin ailesi Hojo Klanı baştaki Shogun’ları manipule etmekteki becerilerini daha açık bir şekilde icra eder oldular. Yani kibarca ifade etmek gerekirse Hojo Klanı Shogun’a ne yapması gerektiğini söyler, Shogun’da İmparator’a ne yapması, imzalaması gerektiğini söylerdi. 1333’e kadar bu durum devam etti.bamboo_3

Bu süreçte en kayda değer olay Moğolların Japonya’yı iki kez işgal etme teşebbüsüdür. 1274de, Japonya ilk kez saldırıya uğradı, ve Moğollar 1260da Mısır’ın Mameluke ordusuna ilk kez yenilmelerinden sonra tarihlerindeki 2. yenilgiyi tattılar. Bu saldırılar sırasında hava koşullarıda Japonların tarafındaydı. Samuraylar saldırıları durdular ama işgalcileri geri gönderen tayfunlardı. Japonlar için bu tanrılarının kendi taraflarında olduğunun bir göstergesiydi ve adalarını korumak için tayfunlar gönderilmişti. Bu inançda “kamikaze” (rüzgar tanrı, kutsal rüzgar) mitinin başlangıcı oldu.

Bir başka önemli olay saray içi egemenlik çatışmalarıydı. 1221’e kadar Hojo klanı etkisini sürdürdü ancak İmparator Godaigo 1333 ve 1336 arasında hükümünü genişleterek Kamakura dönemini bitirmiş oldu.

Godaigo’nun emperyal yönetimi yeniden sağladığı 3 yıllık kısa döneme Kemmu dönemi’de denir. Godaigo bunu tabiiki Minamoto/Hojo yönetimini sevmeyen bir çok destekçi ile gerçekleştirebildi. Ama bu destekçi dostlarından birinin ihaneti ile Kii dağına kaçmak zorunda kalan imparatorun yerine bir başka soylu geçirildi. Godaigo’ya ihanet eden Ashikaga Takauji ise “imparator” adına yönetim işlerini gerçekleştiren oldu.

Muromachi Dönemi

Ashikaga ailesinin Shogun olduğu 1573te 15.ve son shogun Ashikaga Yoshiaki’nin Oda Nobunaga tarafından başkent Kyota’dan sürülmesine kadar devam etmiş uzun bir süreçtir.

1336 ve 1392 arası Nanboku-cho dönemi olarak da bilinir çünkü Emperyal Saray Kuzey ve Güney olmak üzere iki kola ayrılmış durumdaydı. Zamanla güney saray kolu Kyota’ya taht için diğer kol ile alternatif olduğu vaadiyle gönderildi. 1392de gerçekleşen bu gönderilmeden sonra güney kolunun hiç başa geçemediğini belirtmeye gerek yok sanırım.

nobunagawarSonraki yıllarda 1467’den sonra Sengoku dönemi başladı. (Savaşan States Dönemi) Bu dönem iç savaşların ve batılılarla ilk temasların gerçekleştiği bir dönemdir.

1543’de bir Çin kargo gemisi ile Japonya’ya gelen 3 Portekizli, Japonya’yı ziyaret eden bilinen ilk Avrupalılar ile Japon ordusu silah ile tanışmış oldu. İmparator iki silahı bir sürü altın karşılığı alarak kendi demircisine verdi ve Japonya’nın her tarafından silah siparişleri gelmeye başladı. Bundan sonra diğer Avrupalılarda gelmeye başladılar, Japonlar için barbar diye tabir edildiler ama bu normal sayılır çünkü gelenler diplomat değil, denizci, tüccar ve gezginlerdi ki temizlik ya da kibarlığa pek önem veren kimselerde değillerdi. Hristiyanlığın Japonya’ya gelmesi de bu dönemde gelen misyonerler ile olmuştur. Ancak Japon kültürüne tamamen yabancı sonraları bastırılmıştır.

Azuchi-Momoyama Dönemi

1568’den 1600lere kadar devam eden, askeri birlikteliğin ve tek bir politik lider altında ülkede istikrarın sağlandığı bir dönemdir. Oda Nobunaga’nın nerdeyse tüm Japonya’yı bir araya getirecek kadar başarılı bir yöneticilik yapmıştır. Herzamanki gibi Brütüs’lüğe özenen bir generali tarafından ihanete uğramış ve 1582’de öldürülmüştür. İntikamını almak için generali Toyotomi Hidetoshi öne çıkmış, ve geri kalan lordları da birleştirerek nerdeyse son 200 yıldır görülmemiş ölçüde merkezci ve güçlü bir yönetim kurmuştur. Dönem ismini Nobunaga ve Hideyoshi’nin kalelerinin isminden alır.

1588’de tüm köylülerden silahlarını vermesini istedi. Böylece eritip metali dev bir Budha heykeli yapmada kullanabilecekti. Tabiiki bu Hideyoshi’nin din düşkünü olmasından ziyade halkı silahsızlandırma isteğinden kaynaklanıyordu. Böylece isyan çıkma ihtimali kalmayacaktı. (haliyle silahsız tam takım zırhlı ve silahlı Samuraylara isyan etmeyi aklınızın ucundan geçirmezsiniz değil mi?) Ama Hideyoshi durmadı, kişinin toplumdaki statüsünün değiştirilemeyeceğini de ilan etti. Yani kendi konumunu başarı ve becerisine borçlu olsa da başka insanların aynı şeyi yapmaması için bir kural getirmiş oluyordu yani bir köylü ağzıyla kuş da tutsa hep bir köylü olacaktı. İç meselelerde durum böyleyken dış politikaların da pek başarılı gittiği söylenemez. Çin’e hatta Hindistan’a kadar gitme düşüncesiyle Kore’yi işgale kalkışan Hideyoshi, birleşmeden sonra tecrübeli Japon askerlerinin ülke içinde huzursuzlanmasındansa dışarıda bir yerlerde savaşmasını tercih etmişti.Azuchi-Momoyama stil kale

Çin hükümdarının yardım kuvvetleri göndermesi ile de zaten imkansız olan Çin’e kadar işgal düşüncesi iki başarısız girişimden ve Hideyoshi’nin ölümünden sonra askerlerin geri çekilmesi ile son bulur. Hideyoshi’nin yerini kimin alacağı konusundaki kavgalar ise Sekigahara Savaşı’nı Tokugawa Ieyasu’nun kazanmasına kadar devam etmiştir. Böylece ülkeyi 5 güçlü daimyo ve varisine bırakan Hideyoshi’nin diğer 5 daimyo’nun birbirleriyle mücadele ederken oğlunun büyüyüp güç kazanarak başa geçme planı başarısız oluyordu.

Ieyasu 1603’de imparator shogun’u olarak ödülünü alıyordu ve yönetimi 1868’de Tokyo olacak Edo’ya taşıyordu.

Cafebunka Arama

Yazar: Elçin Kısacık

Kategoriler : Dönemler, Japonya, Tarih

Etiketler : , , , , , ,

Yayınlanma Tarihi: 23 Kasım 2009