Savaş Sonrası (1945–1989)

Nagasaki-zerstoert Tahmin edileceği üzere iki tane atom bombası yemek bir ülke için oldukça tahrip edici. Kaybedilen canlar ve bu durumun psikolojik etkileri bir yana, Kyoto hariç bütün büyük şehirlerin endüstrisi ve ulaşımı savaştan çok yara almıştır. Atom bombasının ve savaşın etkileri yıllar sürecek bir kıtlığı beraberinde getirmiştir ki henüz izlememiş olanlarınız varsa lütfen Grave of the Fireflies adlı anime filmini izlesinler. Savaşın karşı tarafına hiç bir suçlamada bulunmadan sadece savaşın nasıl etkilediğini basit bir dille anlatan bu filmi izleyip ağlamamış, hiç değilse etkilenmemiş birisini tanımıyorum, siz de istisna olmayacaksınız.

Neyse dağıtmayalım konuyu, savaşın bitiş şartı Japonların kayıtsız şartsız teslimi olduğundan Birleşmiş milletler güçleri 1945te direk Japonya’nın hükmünü eline aldı. Bu durum 1952’ye kadar sürdü. Ki bu güçlerin başında Amerika vardı. Japonya’nın tüm savaş gücü neredeyse imha edildi. Zaten Japonya’nın teslim olması ile 500 subay intihar ederken, geri kalanların yüzlercesi de savaş suçluları ilan edilerek öldürüldü. İlginçtir İmparator showa savaş suçlusu ilan edilmedi.   Bu arada Japonya’nın savaşa girmesi hatta ordu barındırması bile yasaklandı.

1947den sonra Amerika önderliğinde yeni bir yapılanma oluşturuldu. İmparator tüm askeri ve politik gücünü kaybederek bir sembole dönüştü. İnsan hakları garanti edildi. Shinto yapısı ve devlet tamamen ayırıldı. Amerika güçlerinin başındaki MacArthur hızını alamayıp Zaibatsu ve diğer büyük şirketleri dağıtarak güç merkezlerini çözdü, polis ve eğitim sistemlerini merkezci olmaktan çıkardı. Hatta bir de toprak reformu yaparak bir sürü toprak sahiplerinin elinden topraklarını aldı. Zaten söylemeye gerek yok özellikle bu “Japonya Hükmünün” ilk yarısında japon medyası özellikle Amerika karşıtı ve ya milliyetçi düşüncelere karşı çok katı bir sansürlenmeye tabiydi.Hiroshima-denkmal-mit-ewiger-flamme

Ama bu süreç Japonların ve birleşmiş güçlerin birlikte çalışması ile bir şekilde sorunsuz atlatıldı. Son zamanlarda Amerika kendi çıkarları için biraz fazla çalıştığı için eleştiri aldı ama mesela anlaşmadaki ordu bulundurulamaz maddesine karşın Japonya’nın bir koruyucu güç oluşturmasını istemesi gibi nedenlerden ötürü bazı Japon politikacılarından destek gördü.

Efenim neyse 1952 de bu hükmetme dönemi bitti. San Francisco anlaşması imzalandı. 1954 de ise Japonya Savunma Gücü kuruldu. Japonya savaş öncesine dair aldığı toprakların çoğunu geri verdi, ki bunların arasında Kore ve Tayvan gibi yerlerde varıd, üstüne Pasifikteki adalarından da kaybetti. 1960da Amerika ile olan korunma anlaşması yenilenince japon halkı yoğun protestolarda bulundu. Bu arada ilki barış anlaşmasının imzalanıp, orada yer alan Japonya dış korunma alabilir ifadesine dayanarak aynı gün Amerikalılarla anlaşma imzalanması ve onların Japonya’daki asgari yerleşkelerinin devam etmesi ile olmuştu. Hükümet istifa etti. Amerika Okinawa adası kontrolünü 1972 de geri verdi vs derken protestolar azaldı. Bu ada hakimiyeti konusunda Rusya, daha doğrusu o zamanlar Sovyetler birliği ile sorunlar da oldu. Bunlar savaşın çok sonrasına kadar çözülemedi.

mcdonalds-in-japan-from-streetSavaş sonrası dönemde Japonya ekonomisinin kopma dönemi başladı desek yeridir. Ekonomi o kadar hızlı ve güçlü bir şekilde toparladı ki yaşam standartları arttı. Hatta toplum yapısını bile etkiledi. Açıkcası savaş sonrası Japonya’sı ile ilgili en kayıda değer durum ekonomisinin gösterdiği güçlü kalkınmadır desek yalan olmaz. 1973 de yaşanan benzin krizi biraz etkilemiş olsa da, çünkü o zamanda Japonya ekonomisi benzine dayanıyordu, o noktadan sonra yatırımlar yüksek teknoloji ürünlerine yöneldi ki bugün Japonlar yapmış abi lafının kaynağı da bu dönüşümdür. 21.yüzyılın son çeyreğinde özellikle canavar filmleri, anime, manga, araba, türlü teknolojik ürünler vs gibi çoğu popüler ürünü dışarıya satmaya başladılar

Savaş sonrası Batılılaşma tüm hızıyla devam etti. Zaten uzun bir süre Amerikan askerleri ile birlikte yaşamak ister istemez Amerika müziğini filmlerini vs vs yi Japon halkının hayatına sokmuştu. Sanatçılarda bu amerikan etkisinden nasibini aldı. Şu an da Batılılaşmaya gayet açık bir ülke. Hatta bence fazla açık bir ülke gençlerdeki Amerikan özentiliği uç noktada, en basitinden ingilizce konuşmak “cool” bir olay (tamam nalıyoruz dillerii dönmüyor vs ama gerçekten önemli bir karizma belirtisi olarak kullanılıyor).

Cafebunka Arama

Yazar: Elçin Kısacık

Kategoriler : Dönemler, Japonya, Tarih

Etiketler : ,

Yayınlanma Tarihi: 23 Kasım 2009